&
loading
ATLA
Filistin’in Çocukları

Eretz İsrail

/ Tarihi olarak Yahudi Krallıkları’nın bulunduğu bölgeyi belirtse de bugünkü işgalci İsrail rejiminin kontrolündeki topraklara verilen isim.

İkinci Mâbed döneminden itibaren “arz-ı mev’ûd” diye adlandırılan bölgenin Kitâb-ı Mukaddes’te Hz. İbrâhim’e yapılan vaadde, “Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar” olduğu yazmaktadır. Tekvin’e göre; arz-ı mev‘ûd Hz. İbrâhim, Hz. İshak, Hz. Ya‘kūb ve Hz. Mûsâ’ya ve onların zürriyetlerine ebedî mülk ve miras olarak verilmiştir. Ancak bu mutlak bir vaad değildir. Arz-ı mev‘ûda sahip olmanın, orayı ebedî mülk ve miras olarak almanın şartları, Rab Yahova ile İsrâiloğulları arasında değişik dönemlerde yapılan ahidlerle tesbit edilmiştir. İsrâiloğulları bu ahidlere riayet etmeleri şartıyla vaade hak kazanacaklar, aksi takdirde bundan mahrum kalacaklardı. İsrailoğulları bu ahidleri birçok defa bozmuştur. 

Arz-ı mev‘ûd tabiri Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekte, ancak Hz. İbrâhim ve Lût’un “bereketli kılınmış” bir diyara ulaştırıldıkları anlatılmaktadır. Firavunların baskısı altında yaşayan İsrâiloğulları’nı Mısır’dan çıkarmakla görevlendirilen Hz. Mûsâ’nın da kavmini arz-ı mukaddese davet ettiğini ama onların buraya girmedikleri ifade edilmektedir. Fakat bu bölgelerin tam olarak neresi olduğu bilinmemektedir. 

Yahudiler arz-ı mev‘ûddan uzaklaştırıldıktan sonra (MS 70) daima oranın hayaliyle yaşamışlar, oraya kavuşma ideali zaman zaman körüklenmiştir. Siyonizm’in özcüleri de “arz-ı mev‘ûd”u Filistin ve çevresindeki topraklar olarak yorumlamış ve Siyonizm hareketinin ortaya çıkış sebebi de arz-ı mev‘ûd idealinin gerçekleşmesi arzusu olmuştur. 

Günümüzde kimi aşırı sağcı Yahudi grupları arz-ı mev’udun Nil nehrinden başlayarak Fırat nehrine kadar olan tüm bölge olduğunu iddia ederken İsrail’deki yerleşik anlayış mevcut Filistin sınırlarındaki işgali yeterli görmektedir.